Mona Lisa neden bu kadar değerli?

 

Öncelikle bu yazı “Mona Lisa’nın Sırrı” gibi bir içeriğe sahip değildir. Böyle şeylerin peşinde koşan insanlar, bir noktadan sonra her yerde görmek istediklerini görmeye başlıyorlar. Ve bu biraz paranoyaklık. Ben bu yazıda nasıl oldu da bir resim 790 milyon dolar değere sahip oldu, onu anlatacağım. Mona Lisa hakkında bu güne kadar yazılmış onlarca makale, kitap var.

Leonardo Da Vinci’nin Mona Lisa’ya 1503 veya 1504 yılında çizmeye başladığı tahmin ediliyor. Tablonun tamamlanma tarihi ise 1517. Yani, kimliği hakkında onlarca tahmin bulunan modelimizin 14 sene boyunca modellik yaptığını düşünebiliriz. Hayır, bu salaklık olur tabii ki. Leonardo, tabloyu “boyamaya” başlamadan önce eskizleri üzerinde çalışmıştır. En sonunda, tuval üzerine desenini çizdikten sonra, boyama kısmına geçmiştir. Etrafta dolaşan “Mona Lisa’nın Sırrı” başlıklı birçok yazının da dayanağını oluşturan kısım bu aşamadır. Bunların temelinde de 19.yy’da yaygınlaşmaya başlayan Sembolizm hareketidir.

Desen dendiği zaman, aklınıza halı deseni gelmesin. Aşağıdaki adresten resimde desen konusunda birçok örnek bulabilirsiniz (reklam falan almadım, kurs yöneticilerinin linki verdiğimden de haberleri yok)

http://www.ankaratasarim.com/ankaratasarim_ogrenci_desen.html

Keşke zamanında kendi çizdiğim desenleri saklasaymışım. Çok k

 

ötüydüler ama, yabancılara muhtaç olmazdım:)

Kağıt üzerine “kompozisyon” yerleştirildikten sonra, desen kısmına geçilir. Ve bu kompozisyonun yerleşimi konusunda uyulması gereken bazı matematiksel kurallar vardır. Eğer bunlara uyulmaz ise göz, resimde “hoşuna gitmeyen, ters bir şeyler” sezer.

Kısacası Mona Lisa bir tablo haline gelmeden önce bir eskiz, sonra bir desen haline gelmiştir.Sonrasında da büyük bir emekle bugün Louvre müzesinde sergilenen eser haline gelmiştir.

 

Mutlu son.

 

Siz öyle sanın.

 

Mona Lisa’nın bu kadar ünlü bir sanat eseri olmasını sağlayan sebeplerin arasında, onun bir dâhinin eseri olması alt sıralarda yer alıyor. Mona Lisa’nın ünlü olmasını sağlayan şey, onun bin bir türlü felaketten, birçok yara alsa da, sağ çıkması. Başına bu kadar olay gelmesinden dolayı, üstüne bu kadar çok yazı, makale yazılmıştır. Bunların önemli bir kısmı ise, eseri kullanarak kendi ismini duyurmak isteten kişiler tarafından yazılmıştır (lütfen beni dava etmeyin). 14 senede çizilen bir tabloda yer alanan kadının sağlık ve ruh durumu hakkında makale yazmanın başka bir anlamı olmamalı.

 

Mona Lisa’nın macerası 1513 yılında Giuliano de Medici ile başlıyor. 1518 yılında ise Fransa Kralı 1.Francis’e satılıyor. 16.Louis Fontaineblau sarayından Versay Sarayına taşınınca, Mona Lisa’da kendisine yeni bir duvar bulmak için yola çıkıyor. Fransız Devrimi sırasında hasar görmeyen eser, şimdiki evi olan Louvre müzesine teslim edilse de, Napolyon iktidara gelince kendi odasına asılması için Tuileries Sarayına taşıttırıyor.

 

1870-1871 yıllarında Fransa – Prusya, eski Almanya Savaşı sırasında bir çok değerli eserle beraber Brest Arsenal isimli askeri bölgede korunmaya alındı.

Fransızcam yok ama, tablo ile ilgili bir haber işte.

Tabloya sansasyonel ününü kazandıran olay ise 1911 yılında 30 yaşında, Paris’te yaşayan İtalyan milliyetçisi Vincenzo Peruggia tarafından Louvre Müzesinden çalınması. Vincenzo Peruggia, öğlen vakti geldiği müzede resmi duvardan alıp, tuvalette çerçevesinden ayırmış, çeketinin içine koyduğu resimle beraber ön kapıda yakalanmaktan korkup, bodrum katına inmiştir. Çıkış için gözüne kestirdiği kapının kilidini yanlışlıkla bozan Vincenzo panikten bayılacak haldeyken, gelen bir müze görevlisi hiç şüphelenmeden kapıyı onarmış, hırsızımız güvenliğe uçmuştur. Resmin çalındığı ertesi gün, resmin replikasını yapan ressam Louis Béroud tarafından farkedilmiş ve güvenlik görevlilerine haber verilmiştir. Resmin çalındığını çok geç anlaşılmasının sebebi ise, müze görevlilerinin resimleri plansız ve güvenlik görevlilerine haber vermeden fotoğraf çekimi, bakım ve diğer işlemler için alıyor olması. Çok profesyonelce. Hırsızlığın ardından Louvre soruşturma sebebiyle 1 hafta ziyarete kapatıldı.

Vincenzo’nun şansı bununla da bitmiyor. Fransız polisinin modern suç araştırmanın ilk örneklerinden olan soruşturması sırasında, en büyük şüphelilerden biri Pablo Diego José Francisco de Paula Juan Nepomuceno María de los Remedios Cipriano de la Santísima Trinidad Ruiz y Picasso(kopyala yapıştır yaptım). Kısaca ünlü ressam Picasso. Fransız polisi ,aynı tarihlerde Paris’te yaşayan Picasso’nun, kıskançlıktan dolayı tabloyu çaldığından şüpheleniyordu. Bu konu üzerine yazılmış bir sürü yazı, kitap bulabilirsiniz. Mona Lisa çalınmadan önce de çok ünlü bir sanat eseriydi. Ancak, hırsızlıktan sonra resmen bir çılgınlık haline geldi. İçlerinde Vincenzo’nun da buluğu birçok İtalyan Mona Lisa’nın İtalya’ya iade edilmesi gerektiğini düşünüyordu.

Vincenzo diyip durdum ama, tam ismini yazmaya üşendim

Vincenzo Mona Lisa’yı 2 sene sandığında sakladıktan sonra, İtalya’ya dönmeye karar verir. İki sene içerisinde polis tabloyu artık bulamayacağını düşünmeye başlamış, bazı gazeteler arada sırada yeni zenginleşen Amerikalıların Fransız kültürüne bu şekilde saldırıp yaralamaya çalıştığını yazdılar. Vincenzo’nun aklında olan ise, artık Mona Lisa’yı paraya çevirmekti. Bu amaçla Floransa’da sanat galerisi işleten Alfredo Geri ile iletişime geçti. Vincenzo’nun yapmak istediği aslında resmi bir zengine veya müzeye satmak değil, ülkesine tekrar kazandırdığı için ödül almaktı. Alfredo Geri, resmin orijinal olup olmadığını teyit ettirmek için Uffzi Müzesi Direktörü Giovanni Poggi ile iletişime geçti. Poggi, resmi “kendi korumasına” aldıktan sonra Vincenzo tutuklandı ve cezaevine konuldu. Resim bir süre İtalya’da sergilendikten sonra 1914 içerisinde tekrar Louvre’a döndü. Tablonun dönüşü, basında  çalınması kadar yer buldu.

Vincenzo, İtalyan mahkemelerinin “kıyağı” ile 6 ay hapiste kaldıktan sonra salındı. 1. Dünya Savaşında İtalyan ordusunda savaştı. Savaştan sonra ismini Pietro Peruggia olarak değiştirip Paris’te boyacılık yapmaya devam etti. 8 Ekim 1925 tarihinde hayatını kaybetti. Ölümü hiçbir gazetede yer almadı.

 

1956 yılında üstüne asit ve taş atılan Mona Lisa 1974 yılında kurşun geçirmez cam ile koruma altına alındı. Aynı yıl bir kadın Mona Lisa’yı sprey boya ile kırmızıya boyamaya çalıştı. 2009 yılında ise Fransız vatandaşlığı başvurusu reddedilen bir Rus kadın, tablonun Tokyo’da sergilendiği sırada seramik bardakla saldırdı. Kurşun geçirmez cam iki saldırıda da tabloya zarar gelmesini engelledi. Tablo 1962 yılında 100 milyon dolar bedeliyle sigortalandı. Görmek isteyenler Leonardo Da Vinci’nin çizdiği ikinci Mona Lisa’yı Paris’te ki Louvre müzesinde ziyaret edebilirler. Evet, ikinci.

 

Pek paylaşılan bir bilgi olmasa da, iki adet Mona Lisa tablosu vardır. Evet, bundan sonra biraz da ben spekülasyonlara katılıyorum.  İsleworth Mona Lisa olarak anılan ilk Mona Lisa, 1913 yılında ortaya çıkmıştır. 2012 yılında Mona Lisa Vakfı tarafından geniş çevrelere duyurulmuştur. Şu an özel koleksiyonda olup, sergilenmesi yapılmamaktadır. Resmin, ikinci Mona Lisa gibi resmi kaydının bulunmaması, bunun yanında hep özel koleksiyonlarda yer alması tarihi araştırmayı çok zorlaştıran bir etken. Fakat, sanat uzmanlarının yaptıkları incelemelerde, tablonun Leonardo’nun olduğu konusunda genel bir konsensusa varılmıştır.

Soldaki II Mona Lisa, sağda ki I Mona Lisa ve ya İsleworth Mona Lisa.

Leonardo Da Vinci gibi yaratıcılık konusunda zamanının çok ötesinde, insan kapasitesinin sınırlarını zorlayan birinin ölümüne yakın “hiçbir çalışmasını bitirmemekten” yakınması ise, “çalışkan olan” bir çok insana örnek olmalı.

 

Paylaşmak için;
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

“Mona Lisa neden bu kadar değerli?” üzerine 1 yorum.

  1. Geri bildirim: Van Gogh müzesi soygunu. – Merak ediyorum, öğreniyorum.

Bir Cevap Yazın