Fotoğrafçılıktan para kazanmak isteyenler için bir kaç ipucu.

Aşağıda, bir kısmını internetten bulduğum, bir kısmını kendim eklediğim bir kaç, bir kaç derken 40 civarında, tavsiye var. Fotoğraf çekmeyi seviyor ve bu işten para kazanmak istiyorsanız, hemen bir stüdyo açmadan önce elinize fotoğraf makinenizi alıp aşağıdaki maddeleri uygulamaya başlayabilirsiniz.

Tabii ki bu maddelerin hepsinin oldukları gibi işe yaramalarını beklemeyin. Herkesin kişisel özellikleri, bulundukları ortam, tanıdıkları vs. farklı.

– Teknoloji ile barışık olun. Fotoğraf sanatı maalesef büyük ölçüde teknolojiye bağlı bir sanat dalı haline geldi. İyi bir fotoğraf makinesi, düzgün bir objektife sahip olmanız oldukça önemli. “Eski” burada “kötü” demek değil. Ancak, biraz paraya kıyıp yeni bir makine almanızı tavsiye ederim. “Profesyonel” seviye ile “yarı profesyonel” makineler arasındaki farkı hissetmeniz ilk etapta pek mümkün değil. O yüzden yarı profesyonel makineleri yabana atmamanızı tavsiye ederim. Bunun yanında başta Photoshop, Lightroom gibi bilgisayar programlarını kullanabileceğiniz bir bilgisayarınızın olması da önemli.

– Yaşadığınız çevrede bir pazar veya iş merkezi varsa, bu alanları kullanmak iyi bir fikirdir. Hem kendinizi test etmeniz, hem de güzel kareler yakalayabileceğiniz bir alandır. Bunun yanında değişik insanlarla tanışıp, kendi reklamınızı da yapabilirsiniz. Dikkat etmeniz gereken nokta, eğer çektiğiniz insanların fotoğraflarını satacaksanız, onlardan yazılı izin almanız gerekmesi. İstock bu konuda çok hassas. Ayrıca ileride başınız bu yüzden ağrımasın.

– Bulunduğunuz yerde uzmanlaşın. Sokakları, caddeleri iyi tanıyın. Ve herkesin çekebileceği pozlardan uzak durun. Farklı iklim şartlarında, coğrafyaya göre yazın/kışın çekilebilecek pozların peşinde koşun. Özellikle tatil beldelerinde ya da büyük şehirlerde yaşayanların potansiyel müşterilere önce harika bir yolculuk, tatil ya da haftasonu hayalini satmanız gerekiyor. Fotoğrafın yarısı görsel, yarısı hayaldir. Müzik gibi. Herkeste farklı etkiler yaratır.

– Bulunduğun çevrenin çekimlerini yapıyorsanız eğer, bu tür çekimleri çevrede bulunan bar, restaurantlarda satabilirsiniz. Mekan sahibi tanıdıksa veya satışlarınız yüksek olmaya başlarsa pay almadan da satış yapabilirsiniz. Burada en önemli noktalardan biri, bir fotoğrafı sadece tek bir kişiye satmanız. Fotoğrafları imzalamanız da kesinlikle olumlu olacaktır. Müşterilere “özel bir şey” aldıklarını yaşatmanız gerektiğini unutmayın.

– Fotoğraflarınızı mousepad, kupa, posta kartı gibi nesnelere de bastırıp satabilirsiniz. Yılın belli dönemlerinde, başta yılbaşı gibi, hareketlilik daha fazla olabilir ancak bu alana yatırım yapmadan önce iki kere düşünün. Bölgenizdeki matbaa veya hediyelik eşya üreticileri size bu konuda yardımcı olacaklardır.

– Gerçekten çok iyi olduğunu düşünüdüğünüz fotoğraflarınızı tam boylarında bastırıp satabilirsiniz. Bu şekilde görseller özellikle iş yerlerinde daha çok kullanılmaya başlandı. Sipariş üzerine baskı yaptırmak daha uygun olacaktır zira 15mp bir fotoğrafı tek parça olarak bastırabileceğiniz yer bulmakta zorluk çekebilirsiniz.

* 15mp yaklaşık olarak A2 ebatında kağıda denk gelmektedir.

– Poster ebatında çıktılarınızı da satabilirsiniz.

– Bölgede isim yaptıktan sonra kendi çalışma grubunuzu kurarak ders vermeye başlayabilirsiniz. Oldukça yorucu olacak bir şey olmasının yanında, profesyonel fotoğrafçılığın en önemli aşamalarından biridir. Hevesli insanlarla birlikte olacağınız için keyifle yürütebileceğiniz bir aktivite olmasının yanında, size soruların cevaplarını ararken yeni şeyler de öğrenebilirsiniz.

– Yaşadığınız çevredeki kahve veya restraurantlardan birinde sergi açabilirsiniz. Bildiğimiz anlamda sergilerden ziyade, duvarlarda eserlerinizin ve fiyat etiketlerinin yer alacağı bir yerleşim yeterli olacaktır. Mekan sahibi ile fotoğrafların ebatları ve seçimi konusunda beraber çalışabilirsiniz.

– Eserlerinize değer biçerken özgüveniniz yüksek olsun. Konu sanat olduğu zaman kimse ucuz eserlere yaklaşmayacaktır. Fakat fiyatlarınızı yüksek tutarsanız potansiyel müşterileri yine kaçırabilirsiniz.

– Fotoğrafları çerçeve ile satmak onları korumak için büyük fayda sağlasa da, özellikle büyük ebatlarda ve yüksek kaliteli çerçevelerin maliyetleri yüksek olabilir. Bu konuya dikkat edin.

– İnternetten fotoğraf satabileceğiniz siteleri kullanın. İstock ve Shutterstock şu anda en bilinen siteler.

– Eğer sosyal medyada ve gerçek hayatta takipçiniz çoksa, her yıl belli sayıda portfolyo bastırıp kendilerine gönderebilirsiniz.

– Mimari fotoğrafçılık özellikle yüksek bütçeli projelerde gittikçe önemli olmaya başladı. Satışı devam eden veya inşası yeni bitmiş projelerin fotoğraflarını çekerek para kazanabilirsiniz. Burada emlakçı veya müteahhit ile iyi ilişkileriniz olması önemli. Her zaman en ucuza kaçmaya çalışacaklarını ve sizin yaptığınız işi yarı fiyatına yapacak birilerini bulmaya çalışacaklarını unutmayın.

– Fotoğraf konusunda isminiz duyulmaya başladıktan sonra dergilerde veya internet sitelerinde bu konu üzerine yazı yazabilirsiniz. Ülkemizde bu tür yazıların önemli bir kısmının maalesef çeviri olduğunu düşününce, en azından kendi adıma bundan mutluluk duyarım.

– Para, tek ödeme biçimi değildir. Fotoğraflarınızı ekipman, hizmet karşılığı da vermeye hazırlıklı olun. Ancak kesinlikle bedelsiz çalışmayın, fotoğraflarınızı ücretsiz vermeyin. Bedava olan hiçbir şey hakettiği değeri görmez.

-Yaşadığınız yeri avcunuzun için gibi biliyorsanız bile sık sık gezin. Yeni yerler, yeni açılar görmeye çalışın. Şehirlerin de, doğanın da insandan bağımsız hayatlar sürdüğünü ve fotoğrafın “kendini öğretebilen bir sanat “ olduğunu unutmayın. Evden çıktığınız her an yeni birşeyler görmek için sabırsızlanın.

– Kendinizi ve işlerinizi tanıtmak için internet sitesi açın. Web sitesi tasarımı, kodlama vb. konularda uzman olmasanız bile başta wordpress olmak üzere sizi bu dertlerden kurtaracak platformlar mevcut. Üstelik ücretsiz. Güzel hazırlanmış bir web sitesi profesyonel imajınıza da olumlu yönde katkı sağlayacaktır. Ödemeniz gereken miktar isim hakkı ve yayınlama ücreti için yıllık 200tl’yi geçmeyecektir.

– Tanıştığınız insanların telefon numaranızı, web sitenizin adresini, isminizi bir yerlere not etmesi ile uğraşmasını engellemeniz adına kartvizit yaptırmanız oldukça yararlı olacaktır. İyi hazırlanmış bir kartvizitin imajınıza da olumlu katkısı olacaktır. Basit kartvizitleri herhangi bir matbaada 1000 tanesi 20tl gibi bir ücrete yaptırabilirsiniz.

– Sosyal çevre. İş, eş ve para kazanmak için sosyal çevrenin önemini anlatmanın gerek duymuyorum. Eğer sosyal alanlarda çekingen, utangaç bir yapınız varsa bu konularda kendinizi geliştirmenizi tavsiye ederim. Zira 10dk’lık bir sohbetin kazandırdıracakları herşeyden fazla olabilir.

– Haber bülteni oluşturmak, e-posta zincirleri oluşturmak, özellikle sıklıkla çalıştığınız birden fazla müşteriniz varsa işlerinizi arttırabilecek bir araçtır. Müşterilerinize hala çalıştığınızı ve ortaya güzel işler çıkardığınızı hatırlatmaktan bir zarar gelmez. Üstelik bireysel e-postalar atmak yerine bu şekilde hareket etmek daha profesyonel bir görünüm ortaya koymanızı sağlar. Fakat büyük müşterileriniz kişisel yaklaşımı tercih edebilirler. Özel günlerde, tatil, bayram vb. onları unutmayın.

– İnternet günümüzde oldukça önemli olsa da, eğer altyapının yetersiz olduğu bir yerde yaşıyorsanız internet üzerinden ilan, reklam vermek pek etkili olmayacaktır. Aynı şekilde gazete satışlarının düşük olduğu, hemen herkesin haberleri internetten takip ettiği bölgelerde de gazete ilanları etkili olmayacaktır. Bulunduğunıuz bölgeyi iyi araştırın, reklam araçlarınızı buna göre seçin. Daha önce dediğim gibi, yaşadığınız yeri iyi tanıyın.

– İnternet reklamcılığının gücünü kullanın. Maalesef firmalar internet kullanıcıları hakkında oldukça fazla bilgi topluyorlar. Bu bilgiyi kendi reklamlarınızı oluşturmak için kullanabilirsiniz.

– Ev, iş yeri inşası, yenilemeleri ve taşınmaları her seferinde sizin için bir fırsat olacaktır. Bunların takibini yapabilirseniz fazladan birkaç iş alabilirsiniz.

– Araştırın. Durmadan araştırın. Sadece pazar anlamında değil, yeni tarzlar, yeni yöntemler bulmak için durmadan araştırın. Piyasadaki dergileri, ünlü fotoğrafçıların yeni ve eski işlerini, çalıştığınız firmaları ve rakiplerinin fotoğraf işlerini takip edin.

– İnsanlarla tanışınız. Az önce sosyalleşmenin önemini vurgulamıştım, şimdi tekrar yapacağım. Özellikle fotoğraflarınızın olduğu mekanlar varsa, fotoğraflarınızı inceleyen insanlarla tanışın. Kartvizitinizi verin. Onlara fotorafların hikayelerini anlatın.

İnsanları sanat eserlerini almaya iten nedenlerden en önemlilerinden biri arkalarındaki hikayeler ve onlara daha önce sahip olmuş kişilerdir. Bunu unutmayın. Eğer Mona Lisa çalınmasaydı, asla bu kadar ünlü olmazdı.

– Fotoğraf çıktılarınızın kendi kendilerine satacaklarını düşünmeyin. Unutmayın, fotoğrafla beraber hayal ve hikaye satacaksınız.

– İnternetin fotoğrafçılıktaki önemine yukarıda değinmiştim. Burada öne çıkan kavramlardan biri SEO, “Search Engine Optimization” yani arama motoru optimizasyonu. İnternet sitenizin arama motorlarında daha yukarılarda gözüküp, daha fazla takipçi çekmesi için oldukça önemli SEO. İnternet sitenizin tasarımı, içeriği ne kadar kuvvetli olursa olsun, başarılı bir SEO olmaksızın siteniz internet denizinde ufakcık bir balıktan fazlası olamaz.

– İnternet sitenizin masraflarını azaltmak açısından SEO konusunda kendinizi eğitebilirsiniz.

– Youtube internet içerisinde yer alan önemli araçlardan biri. Eğitim videoları hazırlayabilir ya da fotoğrafçılıkla ilgili video blog hazırlayabilirsiniz. Burada önemli olan videoların kalitesinin yüksek olması ve elbette sıkıcı olmaması.

– İntenet siteniz içerisinde yer alacak bir blog ile takipçilerinize kendinizi tanıtabilir, çalışmaya devam ettiğinizi gösterebilir, internet sitenizi ilgi çekici hale getirebilirsiniz.

– Arkadaşlarınızdan ve ailenizden yardım istemekten çekinmeyin.

– Fiyatlandırma yaparken harcadığınız yakıt miktarı, baskı, çerçeve masraflarını da hesaba katmayı unutmayın. Evet, biraz gereksiz gibi oldu ancak müşterilerinizin sizi ucuz olduğunuz için değil, kaliteniz için tercih ettiğinden emin olun.

– Baskılarınızın kalitesinin üst düzeyde olmasına dikkat edin. Kesinlikle ucuza kaçmayın. Kimse güzel gözüküyor diye kağıttan gövdesi olan bir Porsche satın almaz, bunu unutmayın.

– Evde kullanacağınız yazıcınında profesyonel kalitede olması ve yüksek kalitede fotoğraf kağıdı kullanmanız da büyük avantaj olacaktır. Normal bir printer ile standart bir kağıda alacağınız fotoğraf çıktısı kaliteden çok uzak olacaktır. Ev tipi yazıcılarda en yüksek kağıt ebatı A3’tür.

– Kanvas baskılar ev ve ofis kullanımları için daha fazla tercih edilirler.

– Birçok çıktıyı evde alamayacağınızı bilerek çalışın. Gerçek anlamda kaliteli çıktıları ancak pahalı cihazlar verebiliyor. Siz de kalitesinden memnun kaldığınız baskı merkezlerini değiştirmeyin. Aynı yerle uzun süre çalışmanın sosyal avantajlarını gözden kaçırmayın.

– Çıktıların kalitesinden tamamen memnun değilseniz tekrar bastırın. Müşterilerinize, kendinizin şüphe ettiğiniz bir çıktı satmayın. Hatalı olanları hediye veya kendi dekorasyonunuz olarak değerlendirebilirsiniz. Nasıl fotoğraf çekerken “kabul edilebilir” diye bir ölçünüz yoksa, çıktılar içinde olmasın.

– Monitörünüzün ayarlarının düzgün olduğundan emin olun. Yoksa alacağınız çıktılar ile ekranda gördüğünüz görsel arasında renkler konusunda büyük farklılıklar olacaktır. Bu konu çok önemli.

– Satış yapmaya başladıkça sizden fatura isteyenler olacaktır. Bu yüzden ilk anda şahıs şirketi kurmanız gerekecektir. Bununla ilgili yasal prosedürleri, ödemeniz gereken vergi ve ücretleri öğrenmeniz, işletme yönetimi ile ilgili kitap, kurs almanız faydanıza olacaktır.

– Bulunduğunuz bölgede güneşin doğuş ve batış saatleri ile tam yönlerini iyi tespit edin. “Altın saatler”  den ve bölgenin coğrafi/ mimari zenginliklerinden en iyi şekilde faydalanabilirsiniz.

– Deniz kenarında yaşıyorsanız eğer, gel-gitlerin zamanlarını bilmek farklı kareler yakalamanız için şansınızı arttıracaktır.

– Tarzınız olsun. Siyah beyaz, yüksek kontrast, HDR vb.

– Cep telefonunuzdan faydalanın. Fotoğraf çekmek için değil elbette. Mesela ben telefonumdaki pusulayı güneşin batacağı yeri belirlemek için oldukça fazla kullanıyorum. İhtiyacınıza uygun bir uygulama mutlaka mevcuttur.

– İnsanların ilgilerini çekecek şeyleri iyi tanıyın. Graffiti ve diğer sokak sanatı ürünlerini iyi takip edin. Mümkünse sanatçıların kendileri ile tanışın.

– Dikey çekim yapmaktan çekinmeyin.

– Dergi veya internet siteleri için çekim yapıyorsanız, fotoğraf üzerinde yazılar için alan boşluğu bıraktığınızdan emin olun. Yoksa fotoğraflar editörler için kullanılamaz olurlar veya kesilmek zorunda kalabilirler.

– İnsanları dinleyin. Ama her zaman değil.

– Fotoğraf ve matbaa konularında jargona hakim olmaya bakın.

– Meraklı olun.

 

Paylaşmak için;
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Bir Cevap Yazın