Kişisel ileti – Yeni bir hayata…

1 ay gibi bir zamandır yeni bir yazı yazamıyorum. Gördüğüm, duyduğum bir çok şey var, içlerinden merak ettiklerim de oldukça fazla. Ancak, nihayet evimizi sattık ve Kuşadası’na yerleştik. 1 aydır bununla cebelleşiyoruz ailece.

Hakkında konuşmak istediğim çok şey olsa da, fırsatım olmuyor pek. Bunun en büyük sebeplerinden biri, canım bilgisayarımı kullanamıyor olmam. Masaüstü bilgisayarım olmadan internetin pek bir anlamı yok benim için. 2 tane 22 inç monitor kullanan biri olarak, 12.1inç monitore sıkıştırılmanın nasıl bir his olduğunu anlatmaya çalışmayacağım. Bunun yanında laptopum oldukça yavaş, hatta donanımsal bir sorunu olduğunu düşünüyorum ama, yeni aldığımız evin o sorunu, bu sorunu derken onunla uğraşmak istemiyorum. Kablosu temassızlık eden monitorü yüzünden bazen alıp fırlatmak istesemde.

Türkiye’nin en büyük ikinci şehrinden ayrılıp sahile yerleşmek gerçekten büyük bir adım oldu. En zorlu kısım elbette iş bulmak olacak. Burada benim Ankara’da tecrübe edindiğim tarzda hiç bir iş yok. Tek avantajım, daha önce iş hayatımda kullanmak zorunda kalmadığım ingilizcemin olması. İş bulma konusunda çok korkuyorum. Starbucks, Kahve Dünyası gibi kahve zincirlerine bile başvurdum, baristalık için. İşi küçümsediğimden değil, alanımın ne kadar dışında olduğunu anlatmak için “bile” dedim.

Masa başında telefonla, kağıtlarla, sayılarla boğuşan bir adamdım ben halbuki.

Paylaşmak için;
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Bir Cevap Yazın